28 Ocak 2010 Perşembe

Ceylana 1000 Mektup - 20 son -

XX
neden söylenmedi

veya söylenemedi dün gece

olsun şiir doğdu böylece


hani olur ya

dersin de diyemezsin derdini

bir yar bilir bir de sen

bir de her şeyi bilen


aynı anların büyüsü

kanatlanıp kuş olmak

klavyede tuş olmak

dokunak bir yüreğe sessizce

bir yüreği okumak hece hece


rüzgar olmak ılıman

veya dalgasız bir liman

yaprak olup savrulmak

tohum olup yeşermek

sevinç olup büyümek

büyüdükçe yürümek

yürüdükçe büyümek


hani bir rüya

çocukça yatağında kanatlanıp

uçuvermek

kuşlarla kardeş bulutlarla arkadaş

yağmurla damla olup düşmek suya

ve çoğalmak günle güneşle

buhar olup uçmak yeniden

yükselip göğe şükredercesine


devinip dalga olmak belki sahili öpen

belki dalgaların öptüğü bir kum tanesi

belki yüksek tepelerde saçlarını rüzgara vermek

belki sessiz gecelerde türküler dinlemek ötelerden


gülümsemek gülen bir yüze

uzanan bir ele tutunmak kim bilir

kim bilir ceylanın güncesinde

birlikte koşmak patikalarda

tepelerden düşmek pahasına


sonbaharı sevmez kimileri

oysa sonbaharda ıslandı hep saçlarım

hep yapraklarla haşır neşir oluşum

bir rüzgarda beklesem

saçının bir telini

gelir mi

kokunu duyar mıyım ötelerden


bir resmi resmetmek

bir hayali canlandırmak ellerinle

düş de düşbahar özlemi


mevsim düşbahardı desem insanlara

sorarlar mı dersin bir gün

yada sorsak yolda yürürken birine

affedersiniz mevsim kaç

saat kaç der gibi

elini koyup yüreğine

bahara çeyrek var der mi acaba


bilse mevsim kaç

kaç mevsim bahar

akreple yelkovan kardeş olmuş

ben bahar

ben sende bahar

ben tende bahar


durma yaz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder